Hakimler imam gibi düşünürlerse.!...
Hani bir fıkra vardır, hepimizde iyi biliriz.
İmam kahvede oturmuş sohbet eder, ve karşıdan mini etekli bir kız gelir,
Derken,
İmam başlar söylenmeye, “hey ümmeti Müslüman kardeşlerim”
Kızlarınıza, karılarınıza, bacılarınıza sahip olun,
nedir bu hal böyle,
Ortalıklarda gezdirirseniz, bunları,
cemaat rahatsız olur.
Hem vallahi de billahi de, Allah razı gelmez günahtır,
çarpılırsınız.
Derken, kız yaklaşır cemaate doğru,
Cemaat ten biri; ya imam efendi, bu gelen kız senin kızın der!
İmam, afallanır, şaşırır, sonra cemaate döner.
Vallahi de billahi de bizim kıza da yakışmış, valeyim.
Güzel e kim ne der.!...
İşte imam’ın adalet ve yargı anlayışı budur.
Bu savcı senin, bu hakim benim derken,
Ne adalet kaldı, ne yargı, hele yargı bağımsızlığından söz etmek, bir yana.
Memlekette ne paşa kaldı, ne asker nede muvazzaf subay.
Bu kadar paşa bir araya geldi de, darbe mi yapamadı.!...
İçeri attıkları paşa ve subaylardan yeni bir ordu kurulurdu.
Koskoca bir ordu.
Balyoz, sarıkız, kafes derken,
84 tane paşa, yüzlerce subay, darbe yapamadıkları için,
içeri atıldılar.
Darbe yapamayan bu kadar paşa, savaş nasıl kazanır,
anlamak ta zorlandım.
1961 ihtilalini on iki subay, 81 ihtilalini beş paşa yapmış.
İmam kılıklı hakim ler, sivil darbe yapıyorlar,
adına da demokrasi dediler, açılım dediler.
Darbenin askerisi sivili mi olurmuş.!...
İmamın dediği gibi bizim olunca güzel olur, demokrasi olur.
Ama sizinki darbe olur.
Günahtır ayıptır, çarpılırsınız.
Saygılarımla,
Metin yılmaz