67 yıl önceki katliamın resmî belgelerdeki hikâyesi
Anasayfa | | Web Yöneticisi Araçları | İletişim | Sık Kullanılanlara Ekle | Giriş Sayfam Yap
06 Eylül 2010 Pazartesi
Anasayfa Gündem Siyaset Güncel Ekonomi Dünya Sağlık Magazin Spor Özel Kültür sanat/Egitim
Gündem Haberleri


2916 kez okundu . 0 yorum yapıldı.
67 yıl önceki katliamın resmî belgelerdeki hikâyesi

Haber Tarihi : 27.07.2010 06:54:00
Haber Etiketleri
67 yıl önceki katliamın resmî belgelerdeki hikâyesi |

33 köylüye ölüm buyruldu! Sene 1943, aylardan Temmuz’du...

Cumhuriyet tarihinin yüz karası olaylarından biri, tam 67 yıl önce yaşandı. Van’ın Özalp ilçesinde 33 köylü iki müfreze tarafından İran sınırına götürülerek kurşuna dizildi.

Ahmed Arif’in “33 Kurşun” şiiri bu olayı anlatır.

Resmi belgeleri de içeren çok sayıda kaynakta sayıları 32 olarak kaydedilen köylülerin katliyle sonuçlanan olay, sınırın İran tarafındaki aşiretlerin Türkiye tarafına geçerek hayvan çaldıkları, çapulculuk yaptıkları haberleri üzerine gelişir. Sınır ötesi operasyonun zorluğu dikkate alınarak İran tarafıyla “gayriresmi” güçlerle mücadele edilmesi fikri gündeme gelir.  Özalp Kaymakamı Hilmi Tuncel’in zaten hazır ettiği bir çete işleri geliştirir. İran’daki aşiretlerden bu çete marifetiyle iki bin koyunluk bir sürünün çalınması üzerine gerginlik büyür. Kaymakam Tuncel’in sürüyü iade etmemesi üzerine Mehmedi Misto adındaki aşiret reisi, adamlarıyla birlikte sınırı 1,5 kilometre kadar geçerek Özalp halkına ait 500 koyuna el koyar. Telaşa kapılan kaymakam ve çevresindeki çete, Ankara’ya “Rus askerlerinin Özalp’e kadar geldiğini” söyleyince Genelkurmay olaya el koyar. Mahkeme suçlanan köylüleri bırakır, ancak Özalp’e gönderilen 3. Ordu Müfettişi Orgeneral Mustafa Muğlalı, söz konusu çetenin yönlendirmesiyle katliam emrini verip, ilçeden ayrılır.

30 Temmuz 1943’te yapılan katliamın yaygın olarak bilinen kısa hikâyesi böyle. Ancak katliamın kendisi kadar olayın nasıl örtbas edilmeye çalışıldığı da yüz karası bir hikâye olarak tarihimize geçmiş bulunuyor. Bu süreci resmî belgeler üzerinden özetlemeye çalışalım.


’İcabına bakarsın’ emri ve makineli tüfeklerle infaz


Sene 1943, aylardan Temmuz’dur. Üçüncü Ordu Müfettişi Orgeneral Mustafa Muğlalı Özalp’e gelir ve... Başbakanlığın 21 Mayıs 1951 tarih ve 5/10-1912- 6/1637 sayılı tezkeresine ekli rapordan okuyalım:

“1943 senesi Temmuz’unda Üçüncü Ordu Müfettişi Mustafa Muğlalı, Özalp ilçesine gelmiş ve Askeri mahfelde Van Valisi Hamit Onat, Özalp Kaymakamı Hilmi Tuncel, Özalp Sulh Yargıcı Baki Tekin, Tabur Komutanı Şükrü Tüter ile beraber bulunurken, Van Valisi ile Özalp Yargıcı, Özalplı bazı vatandaşların hududun öbür tarafındaki şahıslarla münasebette bulunarak emniyet ve asayişi ihlal etmekte olduklarından şikâyet etmişlerdir. Bu şikâyet üzerine Ordu Müfettişi, Tabur Komutanı Şükrü Tüter’e, bu adamları sana teslim ettireceğim, icabına bakar temizlersin, diye emir vermiş ve bu emir üzerine hazırlanan listeye isimleri ithal olunan 32 vatandaş Vali Hamit Onat’ın emriyle Özalp Kaymakamı tarafından Polis Vazife ve Salahiyat Kanununun mülga 18. maddesi ne dayanılarak yakalattırılmış ve polis nezaretinde Hudut Tabur Komutanı Şükrü Tüter’e teslim ettirilmiştir. Bundan sonra, bu şahıslar Yedek Subay Nejdet Bilgez ve Bilal Bali komutalarındaki iki müfrezeye tefrik olunmuş (ayrılmış) ve Kukur deresinde elleri kolları bağlandıktan sonra üzerlerine makineli tüfekle ateş edilmek suretiyle öldürülmüşlerdir.”


Başbakanlık: Tabur Komutanı’nın raporu uydurma


Başbakanlık tezkeresine ekli rapor şu ifadelerle devam eder:

“Tabur komutanı Şükrü Tüter hadisenin bu mahiyetini tamamiyle uydurma bir vaka raporu tanzim etmiş ve bu raporda mezkur 32 kişinin İran – Türk hududu üzerindeki gizli geçit ve yolları göstermek üzere hududa sevk olunduklarını ve bu sırada Çaldıran’ın Çilli gediği mıntıkasında muhafızlarına tecavüz ederek karşı tarafa kaçmaya teşebbüs ettiklerini, fakat müfrezenin uyanık davranması üzerine buna muvaffak olamadıklarını ve karşı taraftan bu kaçışı himaye etmek için açılan ateşle müfrezenin ateşi arasında taemamiyle imha edilmiş olduklarını tesbit etmiştir.”  (Aktaran Hikmet Özdemir – Rejim ve Asker – Afa Yayınları)


Saklanan katliam için cezaevinden ihbar


Yargısız infazın aklanması da mümkünse yargısız yapılacaktır. Zira, yine Başbakanlık tezkeresine ekli rapora göre, katliam, bu “uydurma” yazı eşliğinde kaymakamlık ve askeri makamlara bildirilir, ancak yargı mercileri “resmen” haberdar edilmez

Başbakanlık raporuna tam 8 yıl sonra girebilen olay, sonrasındaki örtbas etme süreciyle de  bir hukuk katliamına dönüşür.

33 (ya da 32) köylünün 30 Temmuz 1943’te kurşuna dizilmesinden 1,5 ay sonra, Van Cezaevi’nde hükümlü olarak bulunan İsmail Özay, katledilenler arasında bulunan kardeşlerinin katilleri hakkında soruşturma açılmasını ister. Özay, 20 Aralık’ta verdiği ikinci dilekçede de, katledilen köylülerle aynı suçlamaya hedef olarak yargılanan beş kişinin Van Ağır Mahkemesi’nde beraat ettiklerini vurgular!


TBMM kovuşturma ister, bakanlıklar direnir


TBMM Dilekçe Komisyonu, Özay’ın başvurularını Adalet, İçişleri ve Milli Savunma bakanlıklarına havale eder. Komisyon, gelen yanıtlara dayanarak, tam 5 yıl sonra, 7 Aralık 1948 tarihinde Özay’ın başvurusunu sonuçlandırır. Dilekçe Komisyonu, İçişleri ve Milli Savunma bakanlıkları ile Genelkurmay Başkanlığı’nın, önlerine getirilen olaya yaklaşık 4 yıllık bir gecikmeyle el koyduklarını vurgulayarak, askeri ve idari makamların ihmali konusunda kovuşturma yapılması için TBMM Başkanlığı’na tezkere yazar.

Katliamın üzerinden 4 yıldan uzun bir süre geçtikten sonra olay TBMM gündemine gelir ve Dilekçe Komisyonu’nun tezkeresi 19 Ocak 1949’da kabul edilir.

Adalet ve Milli Savunma bakanlıklarından birer, İçişleri Bakanlığı’ndan iki, Genelkurmay Başkanlığı’ndan da bir temsilcinin katılımıyla oluşturulan komisyonun hazırladığı raporda, suçluların kovuşturulmasına 4 yıl gecikmeyle başlanmasının “ihmalden değil, olayın oluş biçiminden kaynaklandığı” savunulur.

TBMM Dilekçe Komisyonu bu rapor üzerine Başbakanlık’tan olayın incelenmesi için yeni bir komisyon kurulmasını ister. Yukarıda bir bölümünü yansıttığımız Başbakanlık raporu bu başvuru üzerine hazırlanır.


Başsavcılık da ’uydurma rapor’la yetinince...


Katliamdan 8 yıl sonra yazılan Başbakanlığın  21 Mayıs 1951 tarihli raporunda, olayın üzerinden “geçirilen” yılların hikâyesi de anlatılır. Rapora göre, katliam emrini veren Mustafa Muğlalı, olayı 13 Ağustos 1943’te, Tabur Komutanı Şükrü Tüter’in “uydurma” raporu çerçevesinde Genelkurmay’a iletir.

Ancak Van Cezaevi’nde hükümlü İsmail Özay’ın Adalet ve İçişleri bakanlıklarına çektiği telgrafla yaptığı ihbar üzerine sivil makamlar devreye girer. Adalet Bakanlığı, olayı Van Başsavcılığı’na sorar. Başsavcılık vilayetten aldığı Şükrü Tüter’in 31 Temmuz 1943 tarihli yazı örneğini bakanlığa gönderir.

Başsavcılıktan gelen cevabı yeterli görmeyen Adalet Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı’ndan olayın soruşturulmasını ister. Adalet Bakanlığı, 31 Ocak 1944’te Genelkurmay Başkanlığı’na da bir yazı gönderir. Milli Savunma Bakanlığı, Üçüncü Ordu Müfettişliği’nden tahkikatin sonucunu bildirmesini ister. Müfettişlik, daha önce Şükrü Tüter’in “uydurma” raporuna dayanarak hazırladığı yazının bir kopyasını göndermekle yetinir. 


Genelkurmay ’muamele yapmaya’ lüzum görmez


Bu cevap üzerine ne olur?

Başbakanlık raporundan okuyalım:

“Milli Savunma Bakanlığı, Adalet Bakanlığına, hadiseden en büyük adli amir olan Genelkurmay Başkanlığı’nın haberdar edilmiş olduğunu fakat bu makamın bir muamele yapmaya lüzum görmediğini bildirmiştir!”

Cümlenin sonundaki ünlem işaretinin bize ait olduğunu belirterek devam edelim.

Olay TBMM Dilekçe Komisyonu’na gittikten sonra, yeni Milli Savunma Bakanı Hüsnü Çakır’ın imzasıyla yazılan 28 Haziran 1948 tarihli “emir” üzerine, Genelkurmay Başkanlığı beş yıl sonra harekete geçer.


Katliamı anlatan yazı İçişleri’nde kayboldu


Bu arada İçişleri cenahında da ilginç (belki de hiç ilginç değil!) olaylar yaşanmaktadır. Yine Başbakanlık raporuna göre; Birinci Umumi Müfettiş Avni Doğan imzasıyla 8 Eylül 1943 tarih ve 857 sayı ile geçilen şifre, İçişleri’nin katliamın gerçek mahiyetinden bu tarihte haberdar olduğunu gösterir. Ancak İçişleri, gerçeği bilmesine karşın, başvurulara Tabur Komutanı Tüter’in “uydurma” raporuyla cevap verir!

Umumi Müfettiş Doğan, aynı şifre yazısında “hadisenin bazı cephelerini izah eden hususi bir tahriratın cuma günü hareket edecek posta ile doğruca Bakan adına sunulduğunu” bildirir. Ancak hiçbir zaman işleme konulmayan bu özel yazının ne aslı, ne de kopyası İçişleri’nde bulunur!


’İhmal’ suçlamasına af ve zaman aşımı


İçişleri Bakanlığı, katliamdan 8 yıl sonra, 1951 yılında eski Van Valisi Hamit Onat, eski Özalp Kaymakamı Hilmi Tuncel, eski Özalp Jandarma Komutanı Yüzbaşı Vasfi Bayraktar, eski Van Mektupçusu Tevfik Yener, Başgedikli Ali Sever hakkında “nezaret altına aldırdıkları vatandaşları kanuni merci olan adalete teslim etmeyerek Hudut Tabur Komutanı Şükrü Tüter’e teslim etmek suretiyle vazifelerini ihmal ettikleri” gerekçesiyle soruşturma yapar. Müfettiş, “katliamın”ın söz konusu edilmediği bu soruşturmanın sonunda olayın “af” kapsamına girdiğini rapor eder. Evrak 20 Şubat 1951’de Danıştay’a gönderilir. Danıştay İkinci Daire de, 6 Mart 1951 tarih ve 579 / 644 sayılı kararında “zaman aşımı” gerekçesiyle davanın düşmesine karar verir!


Himaye edenler parlamentoda ödüllendirilir


Katliamı yapanları himaye ettikleri görülen Milli Savunma Bakanı emekli Korgeneral Ali Rıza Artunkal ile İçişleri Bakanı Hilmi Uran, 1950 seçimlerine kadar parlamentoda görev yapar. Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kazım Orbay 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra Temsilciler Meclisi Başkanlığı’na getirilir. Orbay, 1960 darbesinden sonra kurulan Cumhuriyet Senatosu’nda hayatının sonuna kadar Kontenjan Senatörü
olarak görev yapacaktır.

Muğlalı için ilk karar görevsizlik ve tahliye

Yıllar süren örtbas etme girişimlerinin ardından, Menemen olaylarından sonra kurulan Divan-ı Harb Başkanlığı görevinde idamına karar verdiği 28 kişiyi ibret olsun diye kent merkezinde astırdığı belirtilen Orgeneral Mustafa Muğlalı hakkında soruşturma başlatılılır.

19 Ocak 1949’da başlayan soruşturma Genelkurmay Askeri Mahkemesi’nin 23 Kasım 1949’da verdiği “görevsizlik” kararı üzerine tahliye ile sonuçlanır. Askeri Yargıtay 9 Ocak 1950’de bu kararı bozar ve Orgeneral Muğlalı 2 Mart 1950’de idama mahkûm edilir. Ancak bu ceza, yaşı dikkate alınarak (o sırada 68 yaşındaydı) 20 yıl hapse çevrilir. Muğlalı ile yargılanan diğer askerlerin ise beraatine karar verilir.

Muğlalı, mahkûm edildikten sonra Gülhane Askeri Tıp Akademesi’nin “ileri derecede aklî yetersizlik” raporu üzerine tahliye edilir. Tahliyenin TBMM’de tartışmalara neden olduğu sırada, 1 Aralık 1951’de vefat eder.


Özalp’teki kışlanın adı Mustafa Muğlalı!


Edirnekapı Şehitliği’nde toprağa verilen Muğlalı’nın adı bugün Özalp’teki askeri kışlada yaşıyor. Evet Özalp’teki o kışla 2004 yılından beri “Mustafa Muğlalı”nın adını taşıyor!

“Halkı kin ve düşmanlığa tahrik”in ne demek olduğuna yargı karar versin.

Ama ne yaparsanız yapın, bir Ahmed Arif çıkar, katledilen masumların hikâyesini bir anıt gibi vicdanlara dikmekle kalmaz... Şiirini, o katliamı yapanlar ile  katilleri koruyanların yakasına, zaman durmadıkça zaman aşımına uğramayacak bir hüküm gibi asar...

Ahmed Arif: 33 Kurşun
 



Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış . Bu habere ilk yorumu siz yapın...




VİDEOLAR

Get the Flash Player to see this player.

Çin malında son nokta
Pixar'dan kısa bir film "PRESTO"
500 KW Elektriğin açık havada görüntüsü
Regal Reklamı




İtirafçıların yeni isimleri açıklandı
GÜNDEM
 
İtirafçıların yeni isimleri açıklandı
 
1992-94 yılları arasında pek çok faili meçhul cinayete karıştıktan son...  
  Şimdi de Saylan'ın dizisini hedef a...
  Apo'dan bir bomba daha ...
  Dursun Çiçek revire kaldırıldı...
  "Başbakan sopayla kapımızı kıracak"...
TÜM GÜNDEM HABERLERİ

 Hoşgeldin Hitler!
SIYASET
 
Hoşgeldin Hitler!
 
Kılıçdaroğlu, Perşembe Pazarı Meydanı’nda düzenlenen mitingde ya...  
  KPSS sanığı cemmatçi çıktı! ...
  O afişleri yaptıranı bulduk ...
  “Eşin Arap, sen Gürcüsün de p...
  MUŞ'TA İSTİFA KOMEDİSİ...
TÜM SIYASET HABERLERİ

Çalışma Bakanı, Başbakan'ı yalanladı!
EKONOMI
 
Çalışma Bakanı, Başbakan'ı yalanladı!
 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Bağ-Kur ve SSK prim bor...  
  Şimdi de faiz 'caiz' oldu! ...
  Memurun zam oranı belli oldu ...
  inekleri satan köylüler icralık old...
  Türkiye iflasın eşiginde...
TÜM EKONOMI HABERLERİ

DÜNYA
 
"Evreni tanrı yaratmadı"
 
İngiliz fizikçi ve evrenbilimci Stephen Hawking, şok bir iddia ortaya ...  
  İran'dan Türkiye'ye soykırım suçlam...
  ABD'nin kirli çamaşırları ortada...
  ABD ordusunun gizli belgelerinin ça...
  'Türkiye'de dinciler güçleniyor' ...
TÜM DÜNYA HABERLERİ

Manisa'da korkutan ölümler
SAĞLİK
 
Manisa'da korkutan ölümler
 
Manisa Devlet Hastanesi’ne ateş, bilinç değişikliği ve döküntü ş...  
  Akciğerinde bezelye filizlendi...
  2 çocuklu çalışan anne 4 yıl erken ...
  Sıcakta rahat uyumanın yolları ...
  Danıştay muayenehaneye izin verdi ...
TÜM SAĞLİK HABERLERİ

Türkan Şoray'dan itiraf
MAGAZIN
 
Türkan Şoray'dan itiraf
 
Şoray: "Onunla hiç film çevirmedim, eğer onunla bir film çevirme imkan...  
  Başbakan'ın "marka" çorapları...
  Uyardılar kapattı...
  Büyük bir aşk evliliği yaptım ...
  Oğluna servet bıraktı...
TÜM MAGAZIN HABERLERİ

Türkler
SPOR
 
Türkler "Ölü eşek gibi kokuyor "
 
ABD’li basketbolcu Danny Granger, Türkiye hakkında anlaşılması z...  
  Lig fikstürü belli oluyor...
  İşte Beşiktaş'ın rakibi...
  F.Bahçe'nin rakibi belli oldu...
  İkinci Fener vakası...
TÜM SPOR HABERLERİ

Hüseyin yılmaz yazdı.
ÖZEL
 
Hüseyin yılmaz yazdı.
 
ÇOK DEĞİŞTİK ÇOKK...  
  metin yılmaz yazdı......
  Metin yılmaz yazdı....
  Metin yılmaz yazdı,...
  Metin yılmaz yazdı......
TÜM ÖZEL HABERLERİ

Gittiği her yerde alkışla karşılanıyor
GÜNCEL
 
Gittiği her yerde alkışla karşılanıyor
 
Güneydoğu’yu yazacak ...  
  Parayı veren hapisten çıkar!...
  Utanç tablosu! ...
  Yargıtay üyesi ses kaydını inkar e...
  "Soru sorma soyunurum bak !" (Video...
TÜM GÜNCEL HABERLERİ

Sorular 10 bin dolara satılmış
KÜLTÜR SANAT/EGITIM
 
Sorular 10 bin dolara satılmış
 
KPSS’deki rezalet çözüldü; soruların sızdığı bulundu. Sorular ad...  
  Polis ÖSYM'yi bastı...
  Tablo ortada...
  'Aynı soruları versek tekrar çözebi...
  "Bu işin hesabını vereceğim. Sonra ...
TÜM KÜLTÜR SANAT/EGITIM HABERLERİ

FOTOGALERİ



ÇOK OKUNAN HABERLER


KÖŞE YAZARLARIMIZ

  • Metin YILMAZ
  • Tülay  Hergünlü


    Anasayfa Künye İletişim Giriş Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle
    Copy Right © 2009 Haber Özel . Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım & Geliştirme Mustafa ŞAMDAN
    Gündem
  • İtirafçıların yeni isimleri aç
  • Şimdi de Saylan'ın dizisini he
  • Apo'dan bir bomba daha
  • Dursun Çiçek revire kaldırıldı
  • "Başbakan sopayla kapımızı kır
  • Siyaset
  • Hoşgeldin Hitler!
  • KPSS sanığı cemmatçi çıktı!
  • O afişleri yaptıranı bulduk
  • “Eşin Arap, sen Gürcüsün
  • MUŞ'TA İSTİFA KOMEDİSİ
  • Ekonomi
  • Çalışma Bakanı, Başbakan'ı yal
  • Şimdi de faiz 'caiz' oldu!
  • Memurun zam oranı belli oldu
  • inekleri satan köylüler icralı
  • Türkiye iflasın eşiginde
  • Dünya
  • "Evreni tanrı yaratmadı"
  • İran'dan Türkiye'ye soykırım s
  • ABD'nin kirli çamaşırları orta
  • ABD ordusunun gizli belgelerin
  • 'Türkiye'de dinciler güçleniyo
  • Sağlık
  • Manisa'da korkutan ölümler
  • Akciğerinde bezelye filizlendi
  • 2 çocuklu çalışan anne 4 yıl e
  • Sıcakta rahat uyumanın yolları
  • Danıştay muayenehaneye izin ve
  • Magazin
  • Türkan Şoray'dan itiraf
  • Başbakan'ın "marka" çorapları
  • Uyardılar kapattı
  • Büyük bir aşk evliliği yaptım
  • Oğluna servet bıraktı